Google
 

ÖZEL MEDİTALYA TIP MERKEZİ

ATATÜRK BULVARI NO:147 (5M MİGROS KEMER İSTİKAMETİ) ANTALYA TEL:0 242 2280909

BAŞKENT ÇİÇEKÇİLİK MERSİN 0324 2370318


MERSİNİN EN KALİTELİ ÇİÇEKÇİSİ ÇAMLIBELDE HİZMETİNİZDE...
MEHMET KAYNAK

hurriyet gazetesi yazarlarına doğrudan bağlantı

19 Temmuz 2007 Perşembe

şehit cenazeleri

Son günlerde gazetelerde sık rastladığımız konuşma metni : -"Sayın Başbakanım artık şehit cenazesi görmek istemiyoruz" -"Canım kardeşim. Bakınız askerlik her halde yan gelip yatma yeri değil. Hepimiz askerlik yapıyoruz. Hepimiz askerlik yaptık. Terör bir beladır. Her yerde var. Buna karşı bu mücadeleyi uzun soluklu olarak yapıyoruz, yapacağız. Şüphesiz ki hiçbir sorumluluk mevkiinde olan şehit cenazeleriyle karşılaşmak istemez ama bu mücadele sürerken, bu güvenlik mücadelesi sürerken şüphesiz zaman zaman şehitlerimiz oluyor, olacaktır ama bunu istismar edenler oluyor. Ben, sorumluluk mevkiinde olan bir insan olarak bu gerçeği sizinle paylaşmaya mecburum. Biz tarih boyunca neleri konuştuk, neleri paylaştık. Kaldı ki biz hep şunu söyledik; 'git oğlum git, ya gazi ol ya şehit ol' diyerek ellerine kına yakarak evlatlarımızı askeri gönderdik." Bu konuşma üzerine yorum : Askerimiz yan yatmaz elbette ama durum şu mudur? Askerimiz yatmasın, başbakanımız yatsın. Hatta göndersin askerlerimizi ateş hattına daha rahat yatsın. Mışıl mışıl uyusun. Ne gerek var o vatan evlatlarının analarını, babalarını sevdiklerini düşünmeye! Bushbakanımız haklı elbette, içi rahat kendi evladını göndermiyor ki oraya. Bilmiyor ki nedir asker yolu beklemek. Ya dönmezse diye ağlayan analar, sevgililer. Tamam 340 milletvekiline anlatırsın ülke menfaatidir, yapılmalıdır, ABD kızar! Ama kolaysa ağlayan analara, sevgililere ve ağladıkları omuzlara anlatın bunu. Anlatamazsın boşbakanım. Buna yüzünüz yok. Kafa karıştırmakla nereye kadar gidilir ki? Lübnan'a asker gönderiyoruz. Saldıran taraf İsrail, saldırılan taraf Hizbullah. Kime yardıma gidiyoruz? Hizbullah'a mı? Mantıklı görünmüyor. O zaman İsrail'e. Mutlaka bir taraf olmalı. Savaş varsa taraf da vardır. İsrail'e yardım için mi gidiyor askerlerimiz. Müslümanlığıyla övünen sizler, Yahudi çıkarına mı çalışıyorsunuz? Ellerine kına yakarak göndermişizdir askerlerimizi doğru, ama nereye gönderdik biz onları? Çanakkale'ye vatan toprağına. Lübnan kimin vatanı başbakanım? Benim mi, sizin mi, bu milletin mi, kimin? Türkiye büyük devlet, nerede savaş olsa oraya yardım götürür diye mi düşünüyorsunuz? Bu mudur ülke menfaati? Peki sorarım size ; AB kapılarında dilenmek büyük devlet gereği midir? Ülkeyi karış karış satmak büyük devlet gereği midir? Bu milletin üçte ikisi bizzat sizin açıkladığınız açlık sınırının altında yaşarken, biz büyük devlet olup Lübnan'a giriyoruz. Kimi kandırıyorsunuz ki siz? Haklısınız biz hep dedik ki 'git oğlum git, ya gazi ol ya şehit'. Ya gazi olsun ya şehitte, nedir bunun ölçütü? Kirli politikaların oyunu olup buna askeri alet etmişsiniz hala şehadetten bahsediyorsunuz. Vatandaş hayır diyor, cumhurbaşkanı hayır diyor, askerimiz hayır diyor ama yine de askerimiz Lübnan yolcusu. Demokrasi nerede kaldı? Monarşi değil mi bu? Cumhuriyete ne oldu? Kendisi dışında bütün etkenleri yok sayıp karar alma yetkisi sadece monarşik yönetimlerde bulunmaz mıydı? Herkese soruyorum cumhuriyeti gören, bilen, duyan var mı? Yanlışım varsa affola. Saygılar

Hiç yorum yok: